Adalet Sekreteri Gürlek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı'na şantaj yaptığını açık etti
Reddit’te alttan alta aşılanan, direnmenin boşuna olduğunu kanıksatmaya çalışan iktidar propagandası artık iyice hissedilir oldu. Israrlı propagandaya hiçbirimiz bağışık değiliz o yüzden bildiğimiz gerçekleri, bu iktidarın bütün zulümlerini, tekrarlayarak ama normalleştirmeden hafızalara kazımak gerektiğini düşünüyorum.
Dediğiniz gibi muhalif, vatandaşın daha güvenli olan buraya taşınması gerek ama nasıl yapılır bilmiyorum. Ben bile Reddit’e nazaran burayı nadiren kullanıyorum. Hâliyle, tartışma gerçekleştirmeye uygun bir ortam da pek oluşmuyor.
Adalet Sekreteri Gürlek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı'na şantaj yaptığını açık etti
Gürlek'in haklılığından emin olmak isteyen kamu görevlilerine fişleme

Akın Gürlek’in üzerine kayıtlı sadece 4 tapusu olduğunu açıklamasının ve tapu kayıtlarını paylaşmasının ardından, bu bilgileri teyit etmek isteyenleri fişlemek için harekete geçildiği ortaya çıktı. Gürlek kendisini maaşa bağlayan dış güçlerin lehine kamu düzenini, yerleşik hukuk içtihatlarını ve teamülleri ortadan kaldırarak her şeyi öngörülmez kılan ve ülkeyi istikrarsızlığa sürükleyen uygulamalara katkılarıyla bilinmekte. Getirdiği yeni teamüllere rağmen hâlâ şafak baskınıyla tutuklanmış olması Adalet Sekreterliği koltuğuna atamasını yapan Cumhur İttifakı Hükûmeti’nin kleptokratlardan müteşekkil bir kukla idare olduğu ve “hukuk devleti” ilkesini reddeden bir dış gücün egemenliğine vatanı kapalı kapılar ardında teslim ettiği iddialarını bir kez daha perçinledi.
Halkın seçtiği projeye darbecilerin cami engeli

İstanbul’un göbeğinde Türkiye’nin ikinci partisinin genel başkanının bizzat itiraf ettiği [https://youtu.be/ihoN6cxqF6c] "ihanet"lere, kent suçlarına bir yenisi ekleniyor. Kadıköy Meydanı Kentsel Tasarım Yarışması kapsamında halk oylamasıyla seçilen proje Danıştay’da devam eden hukuki sürece rağmen darbecilerin şehircilik ve hukuk garabeti niteliğindeki, tepeden inme kararlarıyla engellenmeye çalışılıyor. Milletin iradesi bir kez daha yok sayılıyor. İlgili diğer bağlantılar: - Yarışma ile ilgili bilgiler [https://konkur.istanbul/kadikoy/] - Yarışmada birinci olan proje [https://www.arkitera.com/proje/1-odul-kadikoy-meydani-kentsel-tasarim-yarismasi/]
Exposed: Justice Secretary's foreign-aided multi-million-dollar fortune for opposition crackdown | Dış güçlerce fonlanan Adalet Sekreteri'nin dolar multimilyoneri olduğu ortaya çıktı

Türkiye’nin birinci partisinin genel başkanı Özgür Özel, açıklamakla yükümlü olduğu mal varlığını gizleyen Adalet Sekreteri hakkında beklenen açıklamayı bugün bir durum değerlendirmesiyle birlikte yaptı: - İBB davasında tutuklu yargılanan Yener Toruner’e İmamoğlu aleyhine iftira atması karşılığında özgürlük vadettikten sonra kaçarken yakalanan avukat Mehmet Yıldırım hakkındaki ev hapsi kaldırıldı. - 90’lardaki faili meçhul cinayetlerden güç aldığını sergilemekten çekinmeyen “AKP Yargı Kolları” ülkeyi aşama aşama sivil darbeye götürdü. - Gürlek, 8 bin bilirkişi arasından “kurayla” 16 kez seçtiği Satılmış Büyükcanayakın’a haksız kazanç sağladı. Sözcü Gazetesi yönetimi, Demirtaş, Önder ve Berberoğlu aleyhine verilen hukuksuz ve siyasi kararlarıyla tepki çekti. - AKP’lilerin de seçtiği AYM üyelerinin katıldığı oy birliğiyle, verdiği kararların hukuksuzluğunun tescillenmesine rağmen Adalet Sekreteri yapılan Gürlek’i AKP’li vekiller bile savunamıyor. - Bu dönemde Gürlek’in şahsi serveti 10 milyon doları aştı. Özel, Adalet Sekreteri Gürlek’in hukuksuz talimatlarına uymayan 8 hâkimin akıbetini de açıkladı: - Ahmak davasının istinaf aşamasında bakan heyetin başkanı ve üyeleri İstanbul içinde, davaya bakan hâkim ise Samsun’a sürüldü. - Beylikdüzü davasından İmamoğlu’nun beraatine karar veren hâkim Diyarbakır’a sürüldü. - İhaleye fesat karıştırma davasında İmamoğlu’nun beraatine karar veren hâkim Kahramanmaraş’a sürüldü. - Diplomada sahtecilik davasında İmamoğlu’nun tutuklu avukatının SEGBİS’te savunma yapmasına izin veren hâkim de Kahramanmaraş’a sürüldü.
İBB Davası'nın ilk beş günü
1. Gün, 9 Mart 2026 Pazartesi: - Dava avukatlarından gizlenen duruşma takviminin A Haber’e ifşa edildiği ortaya çıktı. Bu durumun sorulması üzerine açıklama yapmayı reddedip salonu terk etmesi, mahkeme heyetinin bu sızıntıyı, yargıladığı İmamoğlu’nu itham ettiği türden bir gizli örgüt ilişkisi kapsamında gerçekleştirdiği izlenimini uyandırdı. - Salona ancak saatler sonra dönen mahkeme heyeti savunma avukatlarının ret ve birleştirme taleplerini, yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu yönündeki niyet okumasıyla reddetti. - Mahkeme başkanı yargılanan İmamoğlu’na söz hakkı vermedi. - Söz hakkı gasbedilen İmamoğlu’na savcı “Haddini bil!” dedi. - Mahkeme heyeti yargılamanın sorunsuz yürütülmesine ayak sürüyeceğini, davayı her fırsatta sabote edeceğini gösterdi. - Bir sivil yönetim Menderes’i yargılarken radyodan yayınlayan askeri yönetimden bile ağır bir sansüre başladı. 2. Gün, 10 Mart 2026 Salı: - Avukatlık Kanunu ihlal edilerek hukukçuların salona alınmasına engel olunmak istendi. Hukuksuz uygulamadan sonra “vazgeçildi”. - Salonda jandarmalardan duvarlar oluşturulmaya çalışıldı. - Aykut Erdoğdu’nun HTS kayıtlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ortaya çıktı. 3. Gün, 11 Mart 2026 Çarşamba: - Jandarma el sallayarak selamlaşan akrabalara hukuksuzca müdahale etti. - Sırrı Küçük’ün herhangi bir gerekçe olmadan tutuklandığı 9,5 ay sonra ortaya çıktı. 4. Gün, 12 Mart 2026 Perşembe: - İstanbul Valisi de İmamoğlu aleyhine ifade veren bir itirafçıyı iftiracılıkla suçladı. - Bir itirafçının herhangi bir suça tanık olmadığı ortaya çıktı. - Tutuklulara yalan beyan karşılığında özgürlük vadedildiği ortaya çıktı. - Suç uydurduğu ortaya çıkması üzerine savcı öfkelendi. - Mahkeme heyeti basın mensuplarını keyfî bir şekilde uzaklaştırmaya çalıştı, duruşmayı pazartesiye erteledi. 5. Gün, 16 Mart 2026 Pazartesi: - Basın mensuplarına keyfî bir şekilde turkuvaz kart koşulu getirildi. - Uluslararası basın keyfî bir şekilde yasaklandı. - Alınan basın mensupları kamuoyundan davanın kaçırılabilmesi adına kör noktada tutuldu. - Avukat vekiller uzaklaştırılmaya çalışıldı. - Bir haftadır son derece isteksiz olduğu görülen mahkeme heyeti önceki kararını hiçe sayıp yargılamaya bu gün devam etmeyi reddetti. Duruşmalar boyunca verdiği çelişkili kararları gerekçelendirmeyi reddetmesi itibarıyla sorgulayamadığı bir güç odağından talimat aldığı izlenimini uyandıran ve salonu ısrarla basın mensupları ve hukukçulara kapatmaya çalışan mahkeme heyeti yargılamayı tarafsız ve adil gerçekleştirdiği iddiasına bizzat kendisi gölge düşürüyor. Milyonlarca oyla seçilmiş olan İmamoğlu aleyhine açılan örgüt davası esnasında gerçekleşmesine seyirci kalınan sayısız hukuksuzluk ve medyadaki katı sansür, ortada bir örgüt varsa da İmamoğlu’nun lehine değil, hâlihazırda İmamoğlu’na ve asıl onu seçen halkın aleyhine hareket etmekte olduğunun inkarını her geçen gün daha da olanaksız kılıyor. 85 milyon vatandaştan oluşan bir milletin 120 yıllık seçme hakkını bile gasbetmeye cüret edecek kadar azıtmış bir örgütün başında bundan en kârlı çıkacak tek adam kim olabilir, diye düşünmeden edemiyor insan.
Basındaki karartmaya karşı aciksilivri.org sitesi açıldı
Dış İşleri Sekreteri’nin zamanında söylediği şu sözleri akıllara getiriyor:
Gerekirse Suriye’ye 4 adam gönderirim, Türkiye’ye 8 tane füze attırırım, savaş gerekçesi üretirim
Darbe karşısında bir olmuş iç cepheden herkesi toplama kampına attırmaları da çıkaracakları savaşta topraklarımızın dış güçlere teslimini kolaylaştırmak için demek.