Eğer başka insanlara dijital dünyadaki mahremiyetlerini korumaları gerektiğini söyleyecek olursanız size şöyle karşı çıkabilirler: “Yahu ne olacak biz bunu yapsak, zaten tüm bilgilerimiz ortalıkta.”

Aslında bu, kasıtlı olarak toplumun düşüncesine bırakılmış bir zehirdir. Bunu anlamak için içselleştirmemiz gereken şey şudur, hiçbir zaman tüm bilgilerimiz ortalıkta olamaz. Böyle bir şey mümkün değil. Her insan düzenli olarak yeni veriler üretir.

Ne zaman okula gittiğiniz, okuldan çıkınca nereye gittiğiniz, orada neler satın aldığınız, bugün rehberinize kimleri kaydettiğiniz… Bunların hepsi sizin hakkınızda öğrenilebilecek yeni bilgilerdir ve şu an ne olup da nasıl bir insana dönüşüyor olduğunuz hakkında ipuçları taşır. Bunları esirgemeden başkalarına sunabilmeniz için tüm bilgilerinizin ortalıkta olduğuna dair bir umutsuzluğu yaşamanız gerekir ki elinizden gelenlerin bilincine varmayın.
Elinizden gelen şu andan itibaren ipleri elinize almanız ve kendi mahremiyetinizi sınır ihlallerine karşı korumaya odaklanmanızdır. Kafeden temassız geçerek öğle yemeği almak yerine nakit parayla almayı deneyin. Ve kendinize şunu söyleyin: “Şu anda nerede yemek yediğimi yanlışlıkla bankama söylemiş olabilirdim. Ama bunu kimse bilmiyor çünkü ben irademi ortaya koydum.”
Bu mutlak (gibi görünen, öyle görünmek isteyen) gözetim çağında bile kendinize güvenli alanlar yaratabiliyor olmanın hazzını bir kere tattığınızda artık bırakamayacaksınız. Hiçbirimiz bir “Panopticon”da tutulmuyoruz, gardiyanın neyi görüp neyi görmediğini biz de biliyoruz. Madem şu anda her şeyinizi biliyorlar, şu andan itibaren onların bildikleri siz ve gerçek siz arasında bir uçurum yaratmaya başlayın ve sonra da onlara arkalarından bakıp gülün.
@akdeniz Her kelimesi kendi ağzımdan çıkmış gibi. 
@akdeniz palantir gibi şirketlere karşı önlem almak imkansız sanırım.