Yabancı medya içeriklerinden gördüğüm kadarıyla hiçbiri psikolog karşıdakine "tavsiye" vermiyor, hepsi karşıdakini "anlamaya" çalışıyor, farklı ihtimaller açmaya çalışıyorlar.

Sosyal medyadaki "ünlü" psikologlar: "Şikayet etme, geçmişi düşünme, üzülme, sabret, keyif al, berraklaş..." gibi yüzeysel tavsiye fışkırtıyor.

Bu zalim iyimserlik. Yapısal sorunları umursamıyor, eleştirmiyor, varlığını kabul etmiyor, bireyi ve farklılıkları anlamaya çalışmıyor, sadece dönüştürmeye çalışıyorlar.

@ozgurkelimeler her şeyi bildiğini sanma cürreti okumuşumuzda sık rastlanan bir durum. 4 yıllık bölüm bitirince insan psikolojisini yalayıp yutmuş da tavsiye vererek şifa dağıtıyor haspam. başarılı olmanın kendini pazarlamakla ilişkili olması bir çoğunu bu kuyuya sürüklüyor.
@ozgurkelimeler psikoterapide farklı ekoller vardır.Bunlar farklı yöntemler sunarlar. Bu ekollerin 2 ana dalı, davranışçı ve dinamik yaklaşımlardır. Yurtdışı için örneğini verdiğin terapi yöntemi dinamik yaklaşımı, TR için verdiğin örnek de davranışçı yaklaşımı temsil ediyor. Tr koşulları psikologları davranışçı çalışmaya itiyor. Çünkü davranışçı yaklaşımları öğrenmek ve uygulamak çok daha kolay. Daha zahmetsiz. İnsanları anlayabilmek için yıllarca okumak ve çalışmak gerektiğinin herkes farkında
@ozgurkelimeler bu yüzden lisans mezunları hızlıca iş hayatına atılabilmek için bu yolu seçerler. Bu durum da ister istemez ruh sağlığı hizmetinin niteliğini düşürüyor. Sadece bu örnek bile insani bir ihtiyacın piyasaya terk edilmesinin sonuçlarını gösteriyor. İnsanlar depresyonda, psikologların iyileştirmeye gücü yok. Hakkımızda hayırlısı olsun.