Orta okulda bize zorla "Şeker Portakalı" okutuldu. Bu kitap yüzünden çocuk aklımla kitap okumayı, sıkıcı ve bunaltıcı bir eylem olarak yorumladım ve kitaplardan soğudum; ta ki üniversite zamanında tesadüfen kitaplarla yeniden tanışıp, onlarla barışıncaya kadar... Pek çok kişide bu tesadüf gerçekleşemiyor. Şu an bakıyorum, kitapyurdu'nun en çok okunanlarında hala ikinci sırada bu kitap! Edebi anlamda basit, sembolizmi zayıf ve becerebildiği tek şey didaktik saldırılar yapmak olan bu kitap, Türkiye'de hala ortaokul/lise düzeyinde zorunlu/önerilen okuma listelerinde yer alıyormuş.
ABD, Japonya, Almanya ve Fransa özelinde araştırdım ve bırakın bu kitabın önerilen listelerde ve okul müfredatlarında yer almasını, bu dillerde çevirisi ve baskısı olmasına rağmen hemen hemen hiç okunmadığını söylemek mümkün. Amazon, FNAC, kinokuniya ve goodreads'de sınırlı inceleme yapılmış. Yapılan incelemelerin çoğu ise Latin Amerika kökenli okurlarca yapılmış. Top 100 vs listelerde yer alması zaten mümkün değil. Kitabın çok sattığı ülkeler Brezilya, Portekiz ancak bir numara tabi ki Türkiye! Yazık...