"Saul'un Oğlu" (2015) MUBI’de.
Nazi kampındakiler kaçmayı planlarken Saul, ölen bir çocuğu yakmak yerine usulünce gömmenin derdinde. Kamptan kaçış imkânsız, umut yersiz. Saul, parçası olduğu vahşeti artık göremiyor, olan bitene neredeyse tepkisiz. Vahşet izleyiciye doğrudan gösterilmiyor; o vahşeti yaşamayan ne kadar empati kurabilir? Ama o vahşet Saul'e kafayı yedirmiş. Kurtuluşun imkânsız olduğunu fark ettiğinden, kurtuluş peşinde değil. Elinde sadece ölüm var, derdi de ölümle ne yapacağı.
Macar yönetmen László Nemes’in ilk uzun metrajı olan “Saul’un Oğlu”, çıktığı sene ödülleri toplamış, 65 ödül falan almıştı. Yönetmen, filmi Elem Klimov’un “Gel ve Gör”ünden (1985) aldığı ilhamla çekmiş. Başroldeki Géza Röhrig ise aslında bir şair.