-Düş Kapanı, Zeynep Altuntaş
https://kovuk.org/dus-kapani/
| Site | https://kovuk.org |
“Anlayamıyorum, insanların sözleri ardındaki gerçeği göremiyorum.” Elif gözlerinden akan yaşları elindeki kâğıt mendille kuruladı ve öfkeyle sıktı. Terapilere bunun için geliyor olsa da bu şekilde içini dökmek bir türlü kolaylaşmıyordu. “Bana üstümdeki kıyafetin çok güzel olduğunu söyledi ve nerede bulduğumu sordu. Ben de teşekkür edip sosyete pazarı denen yerden aldığımı
Ben, birkaç ay sonra bedenine doğacak olmayı sabırsızlıkla bekleyen körpe bir ruhum. Nerede sonlandığı bilmediğim bu karanlık boşlukta, birbirinden farklı siluetlere bürünmüş diğer ruhların yaptığı gibi, varlığımın tamamlanacağı o günün gelmesini bekliyorum. “Acaba nasıl bir hayatım olacak?” Birkaç metre uzağımda bağdaş kurmuş, tepemizdeki rengarenk yıldızlarla donatılmış göğü izlemekte olan eski
Artık iyice kocamış gözüyle bakılan Ayıboğan Tezcan, köyün çocuklarını bir ateşin başına toplamış, anlattıkça anlatıyordu. “Ben dedemden dinledim,” dedi. “O da kendi dedesinde dinlemiş. Ve sanırım o da kendi dedesinden… Büyük dede çocukken dünya çok farklı bir yermiş. İnsanlar dağlar kadar uzun evlerde yaşarlarmış.” “O kadar uzun evlerde ne yapıyorlarmış
Etrafındaki şeyler kaybolmaya başladığında Aylin’in doğumunun üzerinden çok kısa bir süre geçmişti. Annesi, ona ihtiyacı olduğunu hissettiğinde artık yoktu. Babası kaybolma riskini alabilecek kadar cesur olmadığını fark etti. Onu hastanede bırakıp kaçtı ama bazı sorumlulukları üstümüzden atmamız mümkün olmuyor. İnsanın babasına ihtiyaç duyması için onunla illa tanışmış olması gerekmiyor.
12 Mayıs Karanlık, çok karanlık. Üşüyorum. Gözlerim açık ama kendi bedenimi bile göremiyorum. Kafama vurup bayıltmış olmalılar. Başımın arkasında bir yumru elime geliyor, dokundukça sızlayan ve acısı bütün vücuduma yayılan bir yumru. Fakat acının tek odağı o değil. Doğru düzgün göremesem ile elimin sancımasından bir şeylerin ters gittiğini anlıyorum. Sol
"Gözlerinin akları buharlaşıp havada dağıldı, mercekleri boşalan yeri doldurmak için eriyip yayıldı. Gerçeği görmemek için yaratılmış, bu yüzden görmeye hazır olmayan ve hiç olmayacak gözler."
-Kimse Benzemez Kendisine, Hakan U. Öztürk
https://kovuk.org/kimse-benzemez-kendisine/
Kendisini aynada ilk defa gördüğü o gün, diğerleri gibi olduğunu anlamıştı. Oysaki her insan biricik olmalıydı. Sözgelimi sinirlendiğinde bir kaşı diğerinden birkaç milimetre daha az çatılabilirdi veya sevindiğinde dudağı ona has bir açıyla dalgalanabilirdi. Hatta bunların hiçbiri mümkün değilse, en azından, gözlerinin içinde sadece onun sahip olabileceği bir ışık parlayabilirdi.
Uzun geceler apansız bir rüya Uzun geceler amansız bir hayal Uzun geceler umarsız bir düş Düştükçe içine kıvranır zaman Savrulur yıprandıkça içten içe Parçalanır avuçlarında iklimler Pare pare yüreğine dolar Bencileyin bir sigaradır dua gibi dudağımda Uzun geceye anlatırım bir tek derdimi Bir geceydi ki korları hâlâ yakar Geyik boynuzu
Güzel ülkemizde her yeni yıl öncesinde tartışma konusu olan Noel ağacının aslında neyi simgeliyor olduğunu hiç merak ettiniz mi? Dindar insanları kızdırmak, sekülerleri ağaç nöbeti tutmak zorunda bırakmaktan başka ne işe yarar? Şaka bir yana, Hristiyanlar, diğer birçok inanç ve toplum tarafından sevilen, dünyanın her yerindeki evleri ve ofis binalarını